Haberler
Makaleler
Faydalı Linkler
Mevzuat
Triz
Sıkça Sorulan Sorular
Patent Marka Sözlüğü
Önemli Tavsiyeler

Neden yurtdışında marka tescili?

Hedef pazarlara ulaşabilmek için marka yaratmak ne kadar önemliyse, tescil de bir o kadar önem taşıyor.

Bir firmanın marka yaratmadan ve uluslararası piyasalara açılmadan önce tescil durumunu araştırması gerekiyor. Türkiyede yapılmış olan marka tescili sadece Türkiye sınırları içinde geçerli olup, uluslararası piyasalara açılmadan önce markanızın tescil durumunun yurtdışında da araştırılması gerekmektedir.

Markanız üzerinde hak iddia edebilmeniz için ihracat yaptığınız ülkelerde markanızın tescil ettirilmesi gerekmektedir. Yasal düzenlemeler doğrultusunda firmaların ürünlerini uluslararası piyasalarda pazarlayabilmeleri için ortaya çıkan zorunlu koşullardan biri de markaların tescil ettirilmesi oldu. Marka oluşturan ve ürünlerini yurtdışına pazarlamak isteyen firmaların yapması gereken işlemlerin başında tescil yer alıyor. Tüm uluslararası firmalar teknolojik gelişmenin yarattığı rekabet ortamı, sıfır hata, yüksek kalite ve tam zamanında üretim gibi faktörleri dikkate alarak yeni piyasalara açılmaya yöneldi. Aynı süreci yaşayan ve çoğunlukla ya fason ya da lisanslı üretimle bir yerlere gelen Türk firmaları, dünyadaki gelişmelere paralel olarak markalaşmanın önemini kavradılar.

Taklit veya tescilsiz marka ile yabancı ülkelere yapılacak olan ihracat gümrüklerde mallara el konulması riskini de beraberinde getirmektedir. Bu tür üzücü olaylarla karşılaşmamanız için markalarınızın söz konusu ülkelerde koruma altına alınmasını önermekteyiz. Tüm dünyada geçerli bir marka tescil sistemi yoktur. Ancak ülkemizin üye olduğu “Markaların Uluslararası Tescili ile ilgili Madrid Protokolü” yurtdışı tescil işlemlerine büyük kolaylıklar getirmiştir. Madrid Protokolü sistemi tek bir başvuru ile 70in üzerinde ülkede markanızın tescil edilmesi imkanını tanımaktadır. Üye ülkeler arasında ihracat pazarınıza girmeyen ülkeler varsa, üye ülkelerden istenilen ülkenin seçilebilmesine imkan tanımaktadır.

Tescil işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik bazı organizasyonlar mevcut. Türkiyenin markaların tesciliyle ilgili yararlanabileceği iki sistem var. Bunlar ; 1) Topluluk Markası (CTM) 2) Madrid Protokolü Çerçevesinde Uluslararası tescil Topluluk Markası (CTM) tescili 25 Avrupa Birliği (Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İsveç, İspanya, İtalya, Lüksemburg, Portekiz, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya ve Slovenya) ülkesinde geçerli bir toplu tescil sistemi. 1 Ocak 1999 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Madrid Protokolü, Türkiye dahil 70in üzerinde ülkede geçerli olan markaların uluslar arası tescili ile ilgili bir sistemdir. Madrid Protokolünün getirdiği en önemli avantajlar şunlardır: a) Tek bir başvuru yapılarak ve tek bir dil kullanılarak birden fazla ülkede marka tescilini sağlamak, b) Marka tescil edildikten sora yapılacak olan unvan, adres ve devir gibi değişikliklerin basit bir işlemle Uluslararası Sicile kaydettirmek, c) Yenileme esnasında tek bir ücretin ödenmesi, d) Standart ücretler ödendiğinden dolayı tek tek müracaatlara nazaran daha az maliyetlidir ve de daha kısa zamanda sonuçlanmaktadır. Madrid Protokolünde ülke seçimi de yapılabilmektedir. İşlemlerin ücreti talep edilen ülkelere göre değişiyor. Markaların uluslararası piyasalara açan ve yeni pazarlara açılan sanayicilerin bazı noktalara çok dikkat etmeleri gerekiyor.

Sınai mülkiyet hakları konusunda profesyonel hizmetler sunan patent ve marka vekilleri tüm bu işlemleri firmalar adına yürütüp, ortaya çıkabilecek teknik sorunlara karşı da önlem alıyorlar. Sanayici ve işadamlarının dikkat etmeleri gereken noktalar şöyle açıklanabilir: 1) Hedef pazarda marka tescilinden önce markanın ön araştırmasının yapılması gerekir. Hedef pazar ülkedeki tescil müracaatından önce yapılacak ön araştırma işlemi sonunda söz konusu markanın ilgili ülkede tescilli olup olmadığı görülebilir. Marka ön araştırma işlemi sanayiciye hem zaman kazandırır, hem de atıl yatırımı önler. 2) Yeni pazara girerken marka tescilinin mutlaka yapılması gerekir. Bu işlem sanayiciye taklitler ortaya çıkması durumunda öncelik hakkı tanır. 3) Marka tescil işlemlerinin takibinde yetkili vekillerle çalışılması gerekir. Bu da yurtdışındaki marka tescil işlemlerinin problemsiz olarak sonuçlanmasını sağlayacaktır.

www.ekohaber.com.tr
 
 
Facebook'a Ekle     Twitter'a ekle              Yazdır | Gönder
Diğer Son 10 Başlık
02.09.2010 | İMSAD'tan inovasyon günü
31.08.2010 | Türk icatları dünya pazarlarına açılıyor
27.08.2010 | Girişimcilerin Fuarı " Bayim Olur musun?"
27.08.2010 | Markalaşmada gerideyiz
26.08.2010 | TPE' de 79. İzmir Enternasyonel Fuarı'nda
24.08.2010 | Neden mucit KOBİ'ler ?
23.08.2010 | 100 milyon dolarlık Türk
20.08.2010 | `1001 İcat` medeniyetleri buluşturdu
16.08.2010 | The Globalist Seyr-i Âlem
12.08.2010 | "RTE" marka oldu!
Tüm Haberler için Tıklayın

   
  0212.211 16 16
0312.230 66 50
  Online Başvuru

  Marka Araştırma
  Uzmanlarımıza
Danışın
  Acar Patent Müşterilerinin %20
iskontolu olarak hizmet aldığı
ACAR Kalite Danışmanlık
Web Sitesi için tıklayınız.
 
  e-Bülten  
  Marka Patent ve inovasyon haberlerini almak için e-posta adresinizi ekleyiniz.  
   
 
Aşağıdaki linkler ACAR Patent Marka'nın sektörel bilgilendirme portallarıdır. Copyright © 2004 | ACAR Patent Marka Fikri Haklar Ltd Şti